iki eşittir bire

"We are our choices." Jean-Paul Sartre

"A non-writing writer is a monster courting insanity." Franz Kafka

"Seviş yolcu, büyük sözler söyle, ve hemen ayrıl; uçurumlar birleştirir yüksek tepeleri." Cemal Süreya

"Küçük zamanlar birikti, büyük şeyleri ezip geçti. "Bu baskılara, bu sertliğe dayanamam" diyordum; zamanla her şey yumuşadı. Düşünceler insanın canını acıtmıyor; biraz sersemletiyor o kadar. Şiddet değil, süreklilik insanı yıkıyor." Oğuz Atay

"Much unhappiness has come into the world because of bewilderment and things left unsaid." Fyodor Dostoyevsky

16 Mart 2018

yazmak

Yazmak; kilitli odada kalan bir âmânın dışarı çıkmak için yerlere saçılmış tüm eşyalar arasından kapıyı açan doğru anahtarı araması gibi. Tüm dağınıklık içerisinde eline eski bir fotoğraf da gelebilir, boyanmış da kurumaya bırakılmış bir hayal de. Bazen yıllar önce kırılmış bir şiir parçası bulur, kimi zaman o bahar günü alıp unuttuğu lavantayı. Gün gelir saniyeler sürer dışarı çıkması, kimi zaman aylarca (ve hatta) yıllarca bekler. Bazen dayanamaz pencerenin pervazına oturuverir (sanki özgürlük buymuş gibi), bazen de odanın en köşesinde duvarlara anlatır bitmek tükenmek bilmeyen hikayelerini. Bazen anahtarı bulur, diğerleri içeri girsin diye açar kapılarını; bazen de kapar perdelerini hiç orada yaşamamış gibi. İçi içini yer de konuşamaz kimi zaman. Nasıl ki dilin varmadığı her şey ancak kalemde can bulur, o zaman yaklaşır aradığını bulmaya.

Yine de ne kendine yaranır, ne özgürlüğüne;
bilir misiniz insanın kendine yaranamaması ne vahimdir?
ve ne vahametlidir özgürlüğün yokluğu.
Yaşadığını arayışta anlar insan,
öyle ki, yazdıklarını okuyan varsa anlam kazanır yaşam.

Esra Uçar



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder