iki eşittir bire


"A non-writing writer is a monster courting insanity."

"Uçurumlar birleştirir yüksek tepeleri."

"...küçük zamanlar birikti, büyük şeyleri ezip geçti. "Bu baskılara, bu sertliğe dayanamam" diyordum; zamanla her şey yumuşadı. Düşünceler insanın canını acıtmıyor; biraz sersemletiyor o kadar. Şiddet değil, süreklilik insanı yıkıyor."

13 Haziran 2017

keşişleme

sen şimdi bir yelkenli pruvasında öylece durup rüzgarın esmesini bekliyorsun,
gitmek için için içine sığmıyor,
her saat başı merakla gökyüzüne bakıyorsun, 
görmediğin sokaklara, tanışmadığın insanlara,  denemediğin tatlara, ismini duymadığın limanlara varmak istiyorsun,
(ve hatta) sana kollarını açan onlarca şehrin olduğunu düşünüyorsun,
ancak ne yazık ki hiç ama hiç biri, 
yani tek biri bile-
İstanbul'un sana "Git artık!" diye bağırdığı zamanlarda hissettirdiği kadar bile evinde hissettiremez. Çünkü her ne kadar hayatta her şeyi yapabileceğine olan inancını İstanbul'u terk etmekle sınayabileceğini ve mümteni olduğu aşikar olsa da başarılı olabileceğini düşünüyor olsan da savaş sanatı ustalarının burada olsalar söyleyecekleri gibi: "Kaybedeceğini bildiğin bir savaşa girmektense olduğun yerde durmak kazanmaktır". O yüzden sen durduğun o pruvadan sakın ayrılma, iyisi mi adım bile atma; boğazın dalgaları bu günlerde kafalarına estiği gibi yükseliyor, dikkatli olmakta fayda var. 


Esra Uçar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder