iki eşittir bire


"A non-writing writer is a monster courting insanity."

"Dreams are my reality."

"Uçurumlar birleştirir yüksek tepeleri."

"...küçük zamanlar birikti, büyük şeyleri ezip geçti. "Bu baskılara, bu sertliğe dayanamam" diyordum; zamanla her şey yumuşadı. Düşünceler insanın canını acıtmıyor; biraz sersemletiyor o kadar. Şiddet değil, süreklilik insanı yıkıyor."

12 Aralık 2016

Ali İsmail Korkmaz'a üzülen Berkay Akbaş'a üzülen potansiyel ölü bizler...

Sizin hiç evinizi yaktılar mı?
Hiç masum onlarca insan evinizin içinde öldü mü?
Bizim evimizi yaktılar, onlarca insanımızı kaybettik.

Beşiktaş, 10 Aralık 2016


29 Ekim 2016

Nutuk

Saygıdeğer Efendiler, sizi günlerce işgal eden uzun ve detaylı söylevim, nihayet geçmişe karışmış bir devrin hikayesidir. Bunda, Milletim için ve gelecekteki evlatlarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek bazı noktaları belirtebilmiş isem kendimi mutlu sayacağım.

Efendiler, bu söylevimle, milli varlığı sona ermiş sayılan büyük bir Milletin, bağımsızlığını nasıl kazandığını ilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan milli ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım.

Bugün ulaştığımız sonuç, asırlardan beri çekilen milli felaketlerin yarattığı uyanıklığın eseri ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir. 

Bu sonucu, Türk Gençliğine emanet ediyorum.

"Ey Türk Gençliği! 
Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir..."

Cumhuriyetimizin 93. yılı kutlu olsun. Türkiye Cumhuriyeti daim olsun.

14 Ağustos 2016

Bir

Dürüst olmak, üçüncü şahıslara karşı takındığınız tavırlarınızla veya tutumunuzla ölçülebilecek ve teşhisi başkası tarafından konulabilecek bir erdem değildir. Ailenize, arkadaşlarınıza, sevdiğiniz insanlara  karşı "içinizdeki neyse" ona göre davransanız ve hep doğru olanı söyleseniz de gündelik hayatın monoton (hatta) sıkıcı karmaşası içinde asıl önemli olan kendinize doğru soruları sormak ve dürüstlükle cevap vermektir. İnsanın kendisine karşı dürüst olması için de ilk olarak cevabını bildiği soruları başkasına sormaktan vazgeçmesi ve başka cevaplar almayı ummaması gerekir.

Kendinize durmadan bir soru sorup yine de cevap alamama ihtimalinizin olduğunu söylemezsem ikiyüzlülük etmiş olurum. Ama bilmeniz gereken şu ki, o durumda bile, yani çıldırtacakmış gibi gelen sessizlik ve hissizlik anında bile hiçbir şey olmaz. Demek ki, o basit üç cümle (her ne ise) daha söylemeye diliniz varmıyor. Demek ki, hayatınız boyunca edindiğiniz tecrübeleriniz, duyduklarınız, gördükleriniz ve okuduklarınız o sorunun cevabını vermekte sizi yarı yolda bırakıyor. Ve bu gerçekten hayatınızın gidişatını etkileyecek bir sorun değil. Her şeyi bilmek için bu dünyaya gönderilmediniz. Hiçbir şey bilmediğiniz halinizle öğrenebildiğiniz kadar şeyi öğrenmek için gönderildiniz. Emin olduğum bir şey var ki, siz bu dünyaya düşünmek için gönderildiniz. Sizi uyutmayan, huysuzlaştıran ya da ne idüğü belirsiz hale sokan sorularınızın cevabını diğer insanlar biliyor olsa da, o duyacağınız ve tecrübedir diyip benimseyeceğiniz, yerine kendinizi koyacağınız, belki de akıl alacağınız o hikayeler sizi olduğunuz yerden (belki) iki adım ileri götürecek olsa da siz yine de bilmişlik yapın, inatçı olun, kafanızın dikine gidin.  Yürümeden koşmayı mı öğrenmek istiyorsunuz? İlle de olmayacak şeyi deneyecek misiniz? Deneyin. Düşün, ağlayın ve sonra da kalkın.

Dünyaya ilk gönderilen insandan son doğacak insana kadar iki kişinin hikayeleri birbiriyle aynı olmayacak. Bu yüzden demem o ki; sorunun cevabını bilmiyorsanız ve beklemek istiyorsanız bekleyin; sorunun cevabını biliyorsanız ama cevabı doğru değilse, onlarca kez tekrar edin ve doğrusunu öğrenin (yada ilk duruma dönüp beklemeye devam edin); sorunun cevabını doğru biliyorsanız da bir sonraki uykusuz geceye kadar arkanıza yaslanın ve olanları izleyin. 

Açık konuşmak gerekirse, bu dünyada içinde baş rolü oynadığınız hikayeniz yalnızca bir kere yazılacak. Zamanı geldiğinde hikayeye yön vermek sizin elinizde; bunun için de bazen oyun içinde olacaksınız ve bazen de bir seyirci olarak tek derdiniz heyecanınız, mutluluğunuz, üzüntünüz yani demem o ki siz olacaksınız. Hiçbir şey yapmıyorum diye hissettiğiniz ve kendinizi sorguladığınız zamanlarda bile kendinizi tartmanın, geçmişte olduğunuz insana veya gelecekte olmak istediğiniz insana göre şuanki halinizi kıyaslamanızın, değerlendirmenizin; dürüstlük kadar hayati bir diğer erdem olan özsaygının da bir göstergesi olduğunu bilmenizi isterim.

Esra Uçar

30 Haziran 2016

İstanbul

Dünyanın en güzel şehrinin yaşadığı bu hüznün hesabını nasıl vereceksiniz ?

25 Mayıs 2016

"Her sevginin başlangıcı ve süreci, o sevginin bitişinin getireceği boşluk ve yalnızlık ile dolu.Belki kendilerine yaşamı kanıtlamaya gerek duymayan insanlar, sevgileri de derinliğine duymadan, acıya dönüşmeden yaşayıp gidiyorlar.Ya da sevgiyi sevgi, beraberliği beraberlik, ayrılığı ayrılık, yaşamı yaşam, ölümü ölüm olarak yaşıyorlar. Oysa yaşam ölümle, ölüm yaşamla tanımlı. "

8 Nisan 2016

rüya

Bir sesin diğerini çağırırdı,
bir bilinmezin, ardındakini,
sonsuz derdin ne kısa-
sonra bir bakardın sabah olmuş;
yarattığın karakterler yanılırdı,
onlar zaten yanılmalıydı.

25 Ocak 2016

J.D

bir diğer su gibi berrak cümle: 

“She wasn’t doing a thing that I could see, except standing there leaning on the balcony railing, holding the universe together.”

Ocak

kelimeler dökülsün sokaklardan.
kelimeler yan yana sıralansınlar. 
kimse gerçeği anlatamaz;
gerçek kelimeleri kaldırmaz.
bu yüzden biz bu gece,
bu yüzden hiç hesapsız,
ve bu yüzden eşit olmak zorundadır iki bire.

zaman hayal kurma zamanı değil, hayaller başkalarının anıları..
hiçbir hayal içinde bulunduğumuz şu iki saniyelik gerçeklik kadar güzel olamaz.
bir-
sesin kulaklarımda yankılanıyor, gözlerinde kendimi görüyorum;
iki-
yıllardır sakladığın kokun gizlice üstüme siniyor, ısınıyorum.

bundan sonra yılın ilk ayında ne zaman kar yağsa mutlaka pencereni açık bırak-
bırak ki nefesin tenime değsin.