iki eşittir bire


"A non-writing writer is a monster courting insanity."

"Dreams are my reality."

"Uçurumlar birleştirir yüksek tepeleri."

"...küçük zamanlar birikti, büyük şeyleri ezip geçti. "Bu baskılara, bu sertliğe dayanamam" diyordum; zamanla her şey yumuşadı. Düşünceler insanın canını acıtmıyor; biraz sersemletiyor o kadar. Şiddet değil, süreklilik insanı yıkıyor."

18 Aralık 2015

An

Merhaba, 

Fark etmedim sanma ki tüm gün benimle göz teması kurmamak için kafanı sola çevirdin. Sanıyorum aklında bir soru var ve cevabını yıllardır bulamıyorsun. Özellikle tek başına geçirdiğin şöyle günlerde içini kemiriyor ve hatta nefes bile alamıyorsun.  Lütfen rahatsız olma, samimiyetimi de mazur gör, masana kadar gelebilmemin tek sebebi bir tanıdığıma tahmin edebileceğinden çok benziyorsun. Hem sana eşlik etmek hem de yıllardır aklını kaçıracakmış gibi hissetmene sebep olan sorunun cevabını şuracıkta vermek istiyorum. Kendime güveniyormuşum gibi gözüktüğüme bakma, bugün senin şanslı günün, ne tesadüftür ki bugün dünya benim etrafımda dönüyor! Hemen sadede gelelim malum öyle çok oturamayız, senin acelen var.

Düşünsene şimdi sana "öncelikle zihnini boşalt" gibi kitaplık cümleler kuruyormuşum ve daha vahimi sen de bunu yapıyormuşsun. İşte o zaman işe yarar bir akşam olurdu ama lütfen bunu asla yapma. Sen bunun tam tersini yap ve zihnini doldur; o kadar çok biriktir ki aklına gelen türlü şeyleri, kelimeler bir anda, sen istemeden dökülsünler; o kadar çok yorul ki artık uyumaya zamanın olsun. Şu evrende yeterli takdiri göremeyen bir diğer mucizenin de uyku olduğunu insanlarımız bilmiyor. 

Dur dur bunları bir kenara bırakalım senin acelen vardı değil mi? Gidiyordun.
Sorunun cevabına gelirsek eğer, lütfen düşünmeyi bırak; çünkü inan hiçbir şey değişmezdi.

Eminim aniden kendini yine benimle aynı kafede oturmak ve kafanı çevirmeye zorlanırken bulurdun,
bir sürü tesadüfi olay senin başına gelirdi.
Belki biraz daha içerdin, hatta muhtemelen daha çok içerdin, daha fazla yalan söylerdin, sorumluluklarını kenara bırakmak için başkalarını oyuna katar ve ah! hayattan ne çok sıkılırdın; ama aklındaki soruyu bu masadayken (ben yanı başındayken) yine kendine sorar ve cevabını tüm gün düşünürdün. Ve şaşırtıcı başka bir şey duymak ister misin?
Beş sene sonra kendini nerede görüyorsun sorularının tek doğru cevabı da kendine sorularını sormaya devam edecek olmandır. Zira yetinmeyi bilmeyen biz ademoğlunun oyuncağı haline gelmiş bir soru kalıbı varsa o da "acaba şöyle olsa ne olurdu?" sorusudur. Cevabından çok bizi götürebileceği ihtimalleri severiz. Hatta biri cevabı bilse ve bize söylese işte o zaman kaçacak yer ararız!

Aklın karışmasın sana gök kuşaklarından, mutlu serüvenlerden bahsetmiyorum.
Bunların sığ görüntüler-
(eğer istersen) sana şu saniye sunabileceğim şeyler..
ben sana başka bir şeyi sunuyorum:
sana görmediğin şehirlerden, tanışmadığın ruhlardan bahsediyorum-
kendini sıfırdan yaratma imkanını bahşediyorum.

Ama malum, o zaman dahi hiçbir şey değişmezdi.

Sen de bu sabitliğe içerlerdin önceleri, intikam planları yapardın, sonu bitmez dinleme isteği duyardın, bulunulan andan kaçma çabaları, başkalarının hayatlarında kendini tanımlama gafleti... böyle giden bir liste içinde olurdun ama o zaman bile iki artı iki kat'iyen dört olmazdı, sen öyle olduğunu sanırdın.

Çünkü "yarattığın karakterler hep yanılırdı, onlar zaten yanılmalıydı."

Sonunda da bir gün bir bakmışsın her şey unutulurdu.
Bir sabah uyanırdın ve gerçeği karşında bulurdun.
Daha önce bahsetmiş miydim? Gerçeği yalnız sabah uyandığın anın içerisinde bir kaç saniyede bulurdun; işte bu yüzden evrende yeteri kadar takdir görmeyen bir mucize olarak uyumak-

Seni daha fazla tutmayayım, yetişecek yerin var. Yarın aynı yerde ve saatte görüşmek üzere.

2 Aralık 2015

Ters

...
seninle bilinmedik yerlere gitmek gözümü korkutmuyor.
gündüz vakti uyumak zor gelmiyor.
kendimi anlatmanın o korkunç zahmetine hiç mi hiç girmiyorum.
en özenileni de bulunduğumuz anı güzelleştirmek için çabalamama gerek yok.
hayatımda olmana gerek yok ama sen varken ters yönde giderken herkes yanlış taraftaymış,
diğer herkes hata yapıyormuş da biz doğru gidiyormuşuz gibi..
kaza yapsak umrunda değil çünkü biz doğru yoldayız.
birileri yaralansa kim düşünür!
gitmemiz gerekiyorsa, doğru yoldayız.
dünya dursa, müzik kesilse- yangınlar çıksa;
bir saniye düşünmem,
fısıldadığın gibi seninle ben doğru yoldayız.