iki eşittir bire


"A non-writing writer is a monster courting insanity."

"Dreams are my reality."

"Uçurumlar birleştirir yüksek tepeleri."

"...küçük zamanlar birikti, büyük şeyleri ezip geçti. "Bu baskılara, bu sertliğe dayanamam" diyordum; zamanla her şey yumuşadı. Düşünceler insanın canını acıtmıyor; biraz sersemletiyor o kadar. Şiddet değil, süreklilik insanı yıkıyor." Tehlikeli Oyunlar

3 Kasım 2015

Hukuk Fakültesine Giriş 101


Üniversite hayatının son döneminde okuyan bir öğrenci olarak öncelikle yazacağım bu yazı için “hukuk” bölümüne dair tüm önyargılarınızı, üçüncü kişilerden duyduğunuz korkutucu hikayeleri ve şehir efsanelerini kafanızdan atmanızı rica edeceğim. 
Eminim şuan tercih etme aşamasındaki kişiler için akıllara gelecek ilk soru :
“Onca bölüm arasından neden hukuk seçmeliyim?” olabilir. 
Ve eminim çevrenizdeki sözü geçen belli kesimler bu soruya birbirinden çok başka cevaplar verecektir. Bilirsiniz işte;

“İşinin belli olacağı bir meslek seçmek istemez misin?”

“İnsanlık varlığı süresince devam edecek bir meslek hukukçuluk.”
“En kötü tanıdıkların avukatı olursun canım ne olacak!”
“Bu aileye bir avukat şart! ”
“Noter ol, noterlikte çok para var! Oturdukları yerden ne çok para kazanıyorlar bir bilsen…” 
Hatta konu üzerine aile meclislerinde yapılan uygunsuz şakalara da konu olur hukuk bölümü tercihi meselesi:
“Boşanma avukatı ol sen, bak biz hiç geçinemiyoruz, amcanı değil beni savunursun, ha-ha!”
ve benzeri…

Şimdi hep birlikte yapacağımız şeyi söylüyorum: Tüm bu cümleleri alıp en yakın çöp kutusuna atıyoruz. Çünkü inanın bunların hiçbiri hukuk okumanız için bir sebep olamaz. 

Bir de bilirsiniz “Sakın hukuk okuma!” cümleleri de dolanır insanların dilinde:

“Tüm o kanunları ezberlemek zorundasın.”
“Sayısal zekası olan insan hukuk okuyamaz. ”
“En az 8 senede bitirirsin okulu.”
“Sosyal çevren olmaz, sadece kariyer odaklı bir insan olur çıkarsın!”
“Bu ülkede hukuk okuyup ne yapacaksın, sanıyor musun ki okuduklarınla uygulamayla aynı olacak!”
“Sabahlara kadar uykusuz kalacaksın, tüm hocaların egolarına maruz kalacaksın”
ve benzeri…

Şimdi hep birlikte yapacağımız şeyi bir kez daha söylüyorum: Tüm bu cümleleri alıp en yakın çöp kutusuna atıyoruz. Çünkü inanın bunların hiçbiri hukuk okumamanız için bir sebep olamaz.

Tüm samimiyetimle ve tarafsızlığımla hukuk bölümünü biraz anlatmaya çalışacağım size:

Yıl 2011, tam üniversite sonuçlarım geldi ve tercih dönemindeyim. Bilgi almak, sundukları imkanları öğrenmek için okul okul geziyorum. Ondan fazla devlet okulu ve özel okul gezdim; birçok tanıtıma gidip, hukuk bölümünün her okul için ne kadar kıymetli olduğunu, hukuk okumaya hevesli öğrenciler için ne imkanlar sunduklarını araştırdım. Sonuçta tüm geleceğimi etkileyecek bir seçimdi- öyle sallapati yapılmamalıydı. Kısa keseyim; son gittiğim tanıtım günüyse şuan bulunduğum yerde olmamı sağladı. O günden aklımda kalan kısa birkaç cümleyle neden bu bölümü ve okulu seçtiğimi anlatmak isterim.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Santralistanbul kampüsündeki tanıtıma gittim; okul güzel, insanlar arkadaş canlısı -tabi diğer her tanıtım ekibi gibi- gezdik ve sonra tanıtım yapılacağı alana gittik önce dekan kısa bir konuşma yaptı ve sahneye konuşma yapmak üzere özenli, kendinden emin ve güleryüzlü bir hoca çıktı (kendisi daha sonrasında hukuk fakültesi hayatım boyunca en saygı duyduğum hocalarımdan biri Yeşim Atamer'di); yaptığı tüm konuşmayı tamamiyle hatırlamamakla birlikte şu cümleleri aklımdan hiç çıkmadı ve bugün neden hukuk okuduğumu her seferinde hatırlattı;

“Eminim buraya hepiniz hukukun korkutucu halini duyarak geldiniz ama benim söylemek istediğim bir şey var ki lütfen bunu unutun çünkü hukuk size sadece kanunlarda yer alan kuralları sunmaz, her kanunu ezbere biliyor değiliz. Davalardan davalara koşmanızı sağlamaz. Hukuk size bir bakış açısı kazandırır. Televizyon izlerken artık başka bir gözle izlersiniz, bir haber okuduğunuzda aklınıza diğer insanların nasıl düşündüğü gelir, eşitliği her alanda görmek istediğinizi farkedersiniz. Hukuk sizin sadece büroda, adliyede değil kendinizde, günlük hayatınızda, olağan konuşmalarınızda karşınıza çıkar ve bu sizi özel kılar.” 

Bu konuşmadan sonra yer almak istediğim bölümü ve okulu anlamıştım. Hukuk bir kurallar yığını değildir; bunu zaten birinci sınıfta öğrenirsiniz. Hukuk gerçeklerdir, olaylara bakıştır, düzenlemelerdir, nasıl mantık yürüteceğinizdir, analizdir, iletişim becerisidir. Hukuk okumak isteyen bir insan hem bilimsel hem toplumsal her alanla iç içe olmak zorundadır. Benim hukuk seçmemin en önemli sebebi de siyasetten, sosyolojiye, çevre düzeninden, uluslararası düzene, aile ilişkilerine gelene kadar çevremde gördüğüm her şeye yeni bir bakış açısı kazanmaktı ve 4 sene sonunda size içtenlikle söyleyebilirimki bunu kazandığımı düşünüyorum. Ve inanmazsınız şehir efsanesi olan “Hukuk öğrencisi asosyal olur” önyargısını çevremdeki kimsede görmedim hatta bunun sosyal hayatıma katkısı olduğunu bile söyleyebilirim. Çünkü her boş zamanınız bir anda kıymetli zamanınız oluyor. Ben hukuk okurken bir çok projeye ve derneğe katıldım, profesyonel bir yelkenci oldum ve aynı zamanda amatör bir yazara dönüştüm ve her alanda da okuduğum bölümün çok faydasını gördüm.

Yukarıda saydığım nitelikleri hayatında görmek isteyen ve bu bölüme karar vermiş biri için inanın ezberlenecek üç madde, okunacak beş kitap gözünde büyümeyecektir. 

Kolay iş yoktur. 

Dünyanın en basit işini de yapıyor olsanız sevmiyorsanız eğer, tatmin olmayacaksanız işe gitmek her halükarda eziyet haline gelir ve sosyal medyalarda “OF YİNE PAZARTESİ” yazmaya devam edersiniz.  Size bu bölümün ve yapacağınız işin kolay olacağını asla söylemiyorum; ama günlük hayatta her konu hakkında en azından çağrışımınız olan bir fikriniz olması kendinizi çok iyi hissettiriyor. Çünkü dünyadaki her şey gibi hukuk da bir değişim içinde ve karşılaştığınız her alanda.  Bir başka saygıdeğer hocam Cüneyt Süzel'in de bir dersinde bahsettiği gibi:
“İyi bir hukukçu kanunda yazan maddeleri ezbere bilen değil, güncel gelişmeleri takip eden, bunları uygulayabilen hukukçudur.”

Dolayısıyla sistemler değişir, kurallar değişir ama hukuk fakültesinin size kazandırdığı bakış açısı size verilebilecek en saygın eğitimlerden biridir. 

Dinlemeyi ve anlatma üslubunu öğretir. 
Sorunlardan kaçmayı değil, çözmeyi öğretir.
Eşitsizliğe karşı durmanızı öğretir.
3. kişilere yardım edebilmeyi öğretir.

Ve inanın istisnası yoktur ki, tüm bunlardan sonra size iç huzuru ve yolunda gitmeyen şeyleri değiştirebilme inancı getirir. Ki eğer bir insanın nihai hedefi mutlu bir hayat geçirmekse, hukuk size bir ömür boyu yaşamınızda çalışma hevesinizin varolması için yeterlidir.

Umarım bu yazının kafasında soru işareti olan arkadaşlara küçük de olsa yardımı dokunmuştur.

- Bu yazı yakında sitesi açılacak hukukariyer.com için yazılmış bir yazıdır. Güncel gelişmeleri takip edebileceğiniz bir platform olduğu için ilgili arkadaşlara duyrulur!

6 yorum:

  1. ne güzel anlatmışsın yaa. siteyi de kutlarım. bu yazını bloguma koyayım da faydalansınlar. ben de ankara hukukta "ab hukuku" eğitimi aldım. pek severim. umarım iyi bi hukukçu olursun ve işini de huzurla yaparsın :)

    YanıtlaSil
  2. Çok faydalı bir yazı olmuş...Kızımda Hukuk Fakültesi istiyor umarım olur. sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başarılar diliyorum!
      Sevgiler :)

      Sil
  3. merhaba bloğunu takibe aldım ayrıca çok güzel anlatmışsın bende mutlaka beklerim :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...