iki eşittir bire


"A non-writing writer is a monster courting insanity."

"Uçurumlar birleştirir yüksek tepeleri."

"...küçük zamanlar birikti, büyük şeyleri ezip geçti. "Bu baskılara, bu sertliğe dayanamam" diyordum; zamanla her şey yumuşadı. Düşünceler insanın canını acıtmıyor; biraz sersemletiyor o kadar. Şiddet değil, süreklilik insanı yıkıyor."

18 Ağustos 2015

Sancho Panza

İstersen dünyanın en kudretli insanı sen ol,
okyanuslara, insanlara, toprağa -
hatta nefsine hükmet;

bazen en güçlü olduğun o anda seni daha güçlü kılabilecek ve ihtiyacın olan tek cümle "korkma yanındayım"dır.
"Korkma, her şey yoluna girecek."

Esra Uçar

8 Ağustos 2015

Lalettayin

yeşilin yanına insanı koy,
sınırların yanına çocukları
kadınlara öğren(t)meyi bağışla
hepsi gelişigüzel olsun;
hepsi lalettayin.

Esra Uçar

6 Ağustos 2015

Zafer

Bunca zamandır seni tanıyan ve her daim beyaz şarabı kırmızıya tercih edeceğini bildiğim bir insan olarak sanırım şunu demeden bu gece yanından gidemeyeceğim:
sen bir gün muhakkak mutlu olacaksın.
Bundan lütfen şüphen olmasın. (kibarlık yapmalı)
Bazı insanlar vardır -ki bilirsin onlar hep vardır- mutluluğu kendilerine çok görürler. Demek istediğim bunun ötesinde korkarlar- mutluolmaktankorkaninsanlar vardır, seni tebrik ederim! Sen bunlardan değilsin ve sen de kendini tebrik et! Çünkü bunun için yeteri kadar gece geçirmişsin.

Geleceğinde anıların hayaletleri kovalamayacak seni.
Eminim çok huzurlu uyuyacaksın-
Öyle bir huzur ki  bir bakmışsın artık insanlar gereksiz gelmiyor.
Sakinleşeceksin bildiğin.
Yaşlanmaya isyan etmeyi bırakacaksın.
Hatta inanır mısın nasıl bilinmez -hiçbir şairler de kusra bakmasınlar fakat anlatamazlar- bir yere ait hissetmeye bile başlayacaksın.
AİDİYET (büyük yazılmalı)
Bir yerin, bir insanın sana ait olduğunu hissetmeye başlayacaksın. (ne güzel histir, için ısınır)
İnanmayan gözlerle bakıyorsun, yapma. Söyleyeceklerimi masum hale getirsin diye, iç ferahlatmak için kurulmuş cümleler değil bunlar.
Sana iyi'lik yaptığım yok.
Bunu bilecek kadar gece geçirdiğini tahmin ediyorum.

Her şey kolay olacak desem yalan olur; gecelerin yanında bir de günler geçireceksin, ağırlaşacaksın, susamayacaksın -susmaktan çok daha fenadır-, çevrendeki herkes hasta olmuş gibi gelecek -artık hapşırmayı keser misiniz lütfen (kibarlık yapmaya kaldığımız yerden devam), yumuşak yastıklarını raflarına kaldıracaksın, boğazın kuruyana kadar su içmeyi unutacaksın, bakmışsın üç gün olmuş Anneni aramamışsın (büyük başlamalı), anahtarlarını çantanda bir türlü bulamayacaksın, tek başınayken mutlaka çıplak olacaksın, uzunca bir süre vapurları kaçıracaksın, çaydan çok kahve- kahveden çok şarap içtiğini farkedeceksin, tek başına sinemaya gitmeye başlayacaksın -buna lütfen hep devam et-, yazmaktan bileklerinin acıdığını hissedeceksin, bir kibirdir bitmeyecek ve son olarak biliyorsunki yeni şeyler öğrenecek kadar çok gece geçireceksin.

Ama bunlar bir gün son bulacak.
Neden bunları söylüyorum diye soracak olursan korkarım söylemeden yanından gidersem Tanrı korusun ben de yumuşak yastıklarımı raflarına kaldırmak zorunda kalır bir de üç gündür Annemi aramadığımı farkederim.

Bunu da belirttikten sonra kadehimi elime alıyor, ürkek bakışlı arkadaşa doğru keskin-kısa bir bakışla ve biraz da sesimi kalınlaştırarak, o bildiğim tek gerçeği söylemek için derin bir nefes alıyorum:

"Güzel insan(her daim kibarlık yapmalı), şüphen olmasın ki (eline dokunmam gerek burada), sen, muhakkak bir gün mutlu, huzurlu, sakin, AİT (elbette büyük)
ve  her ne istiyorsan onu olacaksın.
Gülümse lütfen,
çünkü nerede ve kiminle istiyorsan orada uyanacaksın.
ama üzgünümki geçmişte o kadar çok gece geçirmişsinki hiçbir zaman -bir saniye için bile- kimsenin güvendiği insan veya birine güvenebilen insan olmayacaksın.

Bununla yetinebilirsen...

Bu da  en nihayetinde geçen diğer bir gece.
bu yüzden Şerefine! (bir zafer nidasıyla)

Esra Uçar