iki eşittir bire

"We are our choices." Jean-Paul Sartre

"A non-writing writer is a monster courting insanity." Franz Kafka

"Seviş yolcu, büyük sözler söyle, ve hemen ayrıl; uçurumlar birleştirir yüksek tepeleri." Cemal Süreya

"Küçük zamanlar birikti, büyük şeyleri ezip geçti. "Bu baskılara, bu sertliğe dayanamam" diyordum; zamanla her şey yumuşadı. Düşünceler insanın canını acıtmıyor; biraz sersemletiyor o kadar. Şiddet değil, süreklilik insanı yıkıyor." Oğuz Atay

"Yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak. Unutma, aynı gökyüzü altında bir direniştir yaşamak." Nazım Hikmet Ran

"Much unhappiness has come into the world because of bewilderment and things left unsaid." Fyodor Dostoyevsky

29 Nisan 2015

Yelken tutkudur.

Yelkenci insan, huzuru bilen insandır. 
Mutluluğun başkalarında aranmayacağını bilir,
Yalnızlığını sever, denizde kendini arar;
gün geçirmek için çaba harcamaz, telafi edemeyeceğini bildiğinden zamanını boşa harcamaz.
Sonuçlarını düşünmeden hareket etmez, detaylara önem verir.
Rüzgarın ne zaman yön değiştireceği belli olmayacağından her an her şeye hazırlıklıdır.

Kıyısı olmayan insanların başında gelir.
Kimsenin rüzgarını kesmek için uğraşmaz, 
Denizde ayrıcalık olmadığını bilir ve kimseyi kimseden, kendini ise hiç kimseden üstün görmez.
Rotası geniş, özgürlüğü önemlidir. 
Kimse için dümenini çevirmez, herhangi birini istikameti yapmaz.
Dostluğun okyanusların ötesine taşınabileceğini bilir, mesafeler ona engel olamaz.
Kararlıdır; onun için durmanın bir manâsı yoktur. 
Yelkenci insanda mavinin her rengini bulur da grisini bulamazsınız, ya hep varsınızdır hayatında ya da bıraktığı yerde kalmışsınızdır.
Kendinden kaçamayacağını bilse de istemediği yerde durmaz, kabına sığmaya çalışmaz.
Farklı rotalarda yol almaktan çekinmez; bağımlı olmayı sevmez.
Yeni bir yerde, yeni bir hayat kurmayı gözünde hiç büyütmez.
Rüzgara karşı gidilmeyeceğini bildiğinden hırsı gözünü bürümez.  
Onun için "olursa olur, olmazsa rakı içer." 
Bir hırçınlıktır ki kaç yaşına gelirse gelsin devam eder, boralara eğilmez.

En iyi arkadaşının deniz olduğunu bilir, ağlaması da gülmesi de teknededir.
Ve emin olun istisnası yoktur ki, 
Şu dünyadaki en keyifli insan yelkeni pupa olan insandır.

Esra Uçar



Yerebatan Sarnıcı




İnsan bu güzelliğe gerçekten hayret ediyor.

28 Nisan 2015

Anayurt oteli

" Ne çok yalan söyleniyordu yeryüzünde; sözle, yazıyla, resimle ya da susarak."

"... Sağdı daha, her şey elindeydi. İpi boynundan çıkarabilir bir süre daha bekleyebilir, kaçabilir, karakola gidebilir, konağı yakabilirdi. Dayanılacak gibi değildi bu özgürlük. "

Bir solukta okunan bir diğer Yusuf Atılgan romanı.

14 Nisan 2015

Şehir

kendine güvenmediğin zamanlarda bile yaşadığın şehre güven çünkü İstanbul bilir.
tüm talihsizlikler seni bulmuştur, asansörü beklediğin için otobüsün gözünün önünden geçmesini izlemişsindir, parmağını kesin masanın ayağına çarpmışsındır, kötü kabus görmüşsündür, kahven beklediğinden hızlı soğumuştur, sabah gittiğin ders iptal olmuştur, mâlum kişi seni unutmuştur-
Yani koskoca evrenin işi yokmuş gibi dünya durduk yere senin üstüne geliyordur. Öyle zamanlardan birini yaşıyorsan bi' durul, beşiktaş-kadıköy vapuruna bin, bir çay söyle, şöyle etrafına bak- müzik dinlemene gerek yok, sen iyisi mi şehrini dinle ve kendine de ki; her gün dünyanın en güzel şehrine uyanıyorum; benim de hayattaki şansım bu olsun.

Esra Uçar

12 Nisan 2015

Gerçek


Onu bunu bilmem ama bildiğim bir şey var ki;
Kimse rakı içerken kendine yalan söyleyemiyor.

Esra Uçar

11 Nisan 2015

"We will always have Paris"


je suis charlie!

 montmartre 


 tarihteki ilk selfie ile
 Je Suis Humain*
" every brunette needs a blondie" fotoğrafımız

9 Nisan 2015

Elyas

en kısa ama romana eşdeğer cümle
"No matter how painful distance can be, not having you in my life would be worse."

3 Nisan 2015

Aklımı kaybetmeye beş kala

Çok utanıyorum; her şey için geç kalacak, Yeni Türkiye'ye evet dediği için gelecek nesillerin lanetleyeceği dönem olacağımız için inanın çok utanıyorum. Her gün adım adım şizofren bir adamın ülkeyi ele geçirmesine tanık oluyoruz.
Kimseyi suçlamaya gerek yok. Suçlu sadece Tayyip Erdoğan, AKP, polis değil; aynı zamanda olanlara hala dur diyemeyen bizleriz.
Muhalefet olabilen siyasi partiler, protesto yapabilen gençler, denetleyecek basın yayın, mahkemede karşılık verecek bir yargı olmadığından ötürü bugün bu haldeyiz.
Nasıl ki şuan "yetmez ama evet"çiler gözümde vatan haini ise, korkuyorum ki şu yargıya, bu yürütmeye dur diyemediğimiz için gün gelecek bize de böyle denecek.
Bu saatten sonra hiçbir şey daha kötü olmadan şuandan iyi olmayacak.
Daha ne kadar karanlık olabilir siz tahavvül edebiliyor musunuz?
Ben edemiyorum.
Sadece hazır olmamız gerektiğini biliyorum çünkü biz buzdağının yalnızca görünen kısmındayız. 

Tarihe de not düşelim:
1-İki gün önce Berkin Elvan'ın savcılarından biri öldürüldü. Otopsisi yapılmadı. Berkin'in kemikleri sızladı. Bir de şöyle bir yorum gündemimize geldi: 

2- Tüm Türkiye'nin elektrikleri(Van hariç) aynı anda saatlerce kesikti. Kimileri İran, kimileri kediler trafolara girdi dedi; hemen akşamında nükleer santral yapılması için Japonya ile yapılan anlaşma meclisten geçti.  Şu cennet alana yapılacak;

3-Avukatlar Çağlayan adliyesine girerken aranmak istedi. Hiçbir dayanağı yokken, anayasaya aykırıyken böyle bir düzenleme tepeden geldi. Birçok avukata şiddet uygulandı. Polis'in adliyede özel güvenlik yerine geleceği ile ilgili açıklamalar yapıldı. Kanımız dondu. http://www.hurriyet.com.tr/gundem/28629976.asp

4- Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 13 yaşında, kolluk güçleri tarafından katledilen Berkin Elvan için "Ekmek almaya gittiğine dair bir belge yok" dedi. "Vicdanından öleceksin" diyebildik.

5- Ali İsmail Korkmaz'ın fotoğrafını din sınavında yanlış şıkka koydular. http://t24.com.tr/haber/din-sinavinda-yanlis-sik-ali-ismail-korkmaz,292453  Görünce kalbimiz sızladı. 

Sizi bilmiyorum ama ben sanırım artık aklımı kaybediyorum.

Esra Uçar

2 Nisan 2015

"Cause the sweetest kiss I ever got is the one I've never tasted."