iki eşittir bire


"A non-writing writer is a monster courting insanity."

"Dreams are my reality."

"Uçurumlar birleştirir yüksek tepeleri."

"...küçük zamanlar birikti, büyük şeyleri ezip geçti. "Bu baskılara, bu sertliğe dayanamam" diyordum; zamanla her şey yumuşadı. Düşünceler insanın canını acıtmıyor; biraz sersemletiyor o kadar. Şiddet değil, süreklilik insanı yıkıyor." Tehlikeli Oyunlar

16 Mart 2014

Neon is the new black-




Durun siz kardeşsiniz!



Şu iki çocuk birbirini hiç görmediler, hiç konuşmadılar. Belki aynı mahalleden geçtiler- belki aynı otobüse bindiler. Belki ikisinin hayat görüşleri taban tabana zıttı. Ama 80 milyon nüfusu olan bir ülkede yaşıyoruz. Eğer bir arada yaşama niyetimiz varsa sevmek zorunda değiliz- dünyalar kadar iyi anlaşmamıza da gerek yok ama "tahammül" edebilmemiz gerekir birbirimize. 5 kişilik bir ailede bile aynı anne baba varken ortak bir küçüklük geçmişi varken bile herkes birbirinden zıt oluyorken koskoca ülkede herkesin aynı olmasını bekleyemeyiz ve zaten beklememeliyiz de. Farklılıklar bizi geliştiren en temel etken.. 
Siyasetin amacı bize hizmet etmekken, biz onun için bir araç oluyoruz. 
Pek her yerde paylaşıldı ama hatırlatmakta fayda var v for vendettayı
"People should not be afraid of their governmentsGovernments should be afraidof their people."

Bir adamın kibri hayatlara mâl oluyor ve hala buna göz yumuyorlar.
Eskiden her yerde sağlam irade yazılarını, tayyip fotoğraflarını gördüğümde görmezlikten gelebiliyordum ama artık vandalist bir insan gibi elime ateşler alıp yakmak istiyorum.
Bizim birbirimize katlanabilme yetimizi elimizden alan bu adama hala oy vereceklerine inanamıyorum.
Bir oy vereceklerine bir de bizim gibi somut olayları değerlendirip "böyle de yönetmek olmaz" diyen adamların oy kullanmayacağım ben istediğim parti yok demesine katlanamıyorum.
ULAN BURADA CANIMIZLA UĞRAŞIYORUZ, benim de düşüncemi tam yansıtan bir parti yok. Evet ama bir kere daha İstanbul'u kazanacak olmasının sonucunu biliyor muyuz?
Ben bunca eziyet yaptım, insanlar öldü ama meşruyum diyecek.
Dahasını da yapsam bu insanlar kabul edecek demek diyecek.

Mustafa Sarıgül bir melek demiyorum ama İstanbul'un bir akp yönetimini daha kaldıracak gücü yok diyorum.
Bir tomanın daha su sıkmasına, bir gaz bombasının daha Berkinlere düşmesine, bir Burak'ın daha ölmesine göz yumamayız.

30 Mart günü Topbaş kazanırsa hep beraber yas günü ilan edip gecelerce ağlıyor muyuz?




11 Mart 2014

Berkin Elvan Ölümsüzdür

Bu bir hırsızlık değil, BU BİR CİNAYET.

"14 yaşında vuruldu- 15 yaşında öldü- 16 kiloydu"
"Bir tabut düşününki içindeki bedenden ağır."
"Artık uyanın.. Berkin Uyanamadı"
"Tayyip- Dikkat et! Sabah yediğin ekmek boğazında kalmasın! "
"Berkin daha çok küçük, Ali abisi ona iyi baksın."

Sokakta polis gördüğünde uzaklaşan tiksintiyle bakan kaç kişiyiz?
Hangi yasa-hangi düzen 15 yaşındaki bir çocuğun ölümünü mazur görür.
Bir insanın vicdanı bugün nasıl sızlamaz! Kim olursa olsun 15 yaşında bir fidan öldüğünde üzülmek için bir parti üyesi olmak, aynı dini paylaşmak, öyle kocaman bir yüreğe sahip olmak bile gerekmez.
Ben, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak benim vergilerimle ödediğim parayla alınan malzeme ile ölen Berkin'in ailesinden sonsuz özür dilerim.

Polis şiddetinin dünyada şu son on yılda ne kadar arttığını görebiliyoruz. Daha geçen senelerde 15 yaşındaki Alexis için de "Kardeşim" demedik mi?
Ben Filistin'de, Suriye'de, Ukrayna'da öldürülen 15 yaşındakilere ve aynı zamanda İstanbul'da, Hakkari'de öldürülen 15 yaşındakilere de üzülebilirim. Peki sen Tayyip? Sen aynı zamanda bunca insan için üzülebilir misin? Hiç sanmıyorum. Çünkü sen Elvan ailesine bir başsağlığını çok gören, o 16 kilo ceset toprağa gömülürken miting yapıp kendini alkışlatan ve bundan gurur duyan bir başbakansın. Şuan insanlar yüzde kaç oy verirse versin, "lafa değil icraata bakarım" cümleleri etrafta dolaşsın, medya seni göğe çıkarsın; şuna emin ol ki, sen öldüğünde senin bir Anıtkabir'in olmayacak, insanlar senin için saatlerce soğukta yürümeyecek- sesimiz bile çıkmayacak. Sen öleceksin ve tarih seni bu ülkenin "katil başbakanı" olarak hatırlayacak. Sen öleceksin ve biz güneşli bir sabaha uyanacağız.

Ablacım Berkin,
"Ürkek bir serçe gibi eğme başını.
Kaldır başını ve dimdik dur.
Bu senin değil, ülkemin ayıbı!
Hırpalanmış yerlerinden öperim çocuk"



9 Mart 2014

İnsanlık hali

Günümüzde hissettiği şeylere hükmetmenin meziyet olduğuna inanan insanlar var,
Üzülüyorum onlar için..
Bizi programlanmış teknolojilerden farklı kılan, bizi biz yapan- insan yapan, en önemli ayrıntı hissedebilme yetimiz değil mi?
Eğer değilse hepimiz alalım beynimizi elimize, bir internet  sitesi yapıyormuşcasına "şu olay olduğunda şunu yapacağız, bu cümle kurulduğunda şunu deriz zaten, şu butona bastıklarında şuraya yönlendiririz" diye programlayalım kendimizi. Beklemediğimiz bir şey başımıza geldiğinde de sakince "404 PAGE NOT FOUND"  der ve konuyu kapatırız.


İnsan olmamızın en büyük mucizesi hareketlerimizin tahmin edilemez olmasıdır.

Elbette demiyorum ki sırf dürtülerimizle hareket edelim, sorgulamadan, ne hissediyorsak onu yapalım.
Ama bize bir romanın sonunu heyecanla bekleten şeyi düşünün,
yada ilk görüşte aşık olma ihtimalinin hala varlığına inanan o hayalperestlerin inancını düşünün..
Hiç beklemediğiniz anda bir disney filmi sonunda gözünüzün dolmasını düşünün.
Çocuklara özenmemizin sebebi de bu değil midir? Zira onlar -dünyadaki en zeki varlıklar- cesaretlidirler ve o an ne varsa hissettikleri söylemekten/yapmaktan/koşmaktan, çok koşmaktan çekinmezler. 
Entirikalardan, politik demeçlerden, gururdan, hırstan bağımsız; insan olduğu için o mükemmel olamayacak olma bilinciyle, hissettiğimiz her duyguyu benimseme olayı değil mi zaten bu binlerce psikologun anlatmak istediği, yüzlerce yönetmenin göstermek istediği...


Akıl almaz, saçma, ağza alınmayacak düşünceleri olan; korkulacak, sığınılacak varlıklarız.



Hissettiğimiz kadar insan, 

Sorguladığımız kadar akıllıyız.
Birine hayran olmak güçsüzlük değil,
Birini öldürmeyi istemek canilik değil,
Biriyle sevişmeyi istemek-dayanamayacak kadar çok istemek ahlaksızlık değil,
Birine gülmek seviyesizlik değil,
Birinden kaçmak korkaklık değil, 
Birine aşık olmak umutsuzluk değil,
-İnsanlık.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...