iki eşittir bire

"Nous sommes nos choix."

"A non-writing writer is a monster courting insanity."

"Uçurumlar birleştirir yüksek tepeleri."

"...küçük zamanlar birikti, büyük şeyleri ezip geçti. "Bu baskılara, bu sertliğe dayanamam" diyordum; zamanla her şey yumuşadı. Düşünceler insanın canını acıtmıyor; biraz sersemletiyor o kadar. Şiddet değil, süreklilik insanı yıkıyor."

2 Haziran 2012

Let it be

Her şey, her geçen saniye değişir. Değişim hepimizin hatta en hayatını korumak isteyen, zamana düşman insanlar için bile karşı konulmaz. Birilerimizin durdurmak istediği anlarda bile zaman ve beraberinde getirdiği değişim hiçbir zaman sona ermez. En basitinden her an yaşlanmamızı düşünelim. Belki bebeklikten çocukluğa geçiş kadar gözle görülür olmuyor ama gözünüzü beş saniye kapattığınızdan açmanıza kadar geçen zamanı bir daha asla yakalayamayacak olmak sizi de çok korkutmuyor mu ? Mesela ben bu yazıyı 2 Haziran 2012'de yazıyorum saat 21:57, bir daha asla bu zaman görülmeyecek.
Değişim böylesine hayatlarımızdayken ve ben bunu bu kadar benimsemiş bir insanken neden insanların da değişebileceğini kabul edemediğimi sorarsanız bir muamma. Hatırı sayılır bir zaman geçtikten sonra dahi bazı insanlarının değişemeyeceği söylüyorum içinizden bazılarınız gibi. Şans vermek bile değil bu. Şans verme lüksünü kendimde görmüyorum diyebiliriz. Zamanın beni kesinlikle değiştirdiğine inanırken diğer birimizi değiştirmediğini savunmak ne kadar tutarlı bilmiyorum. Belki de "değişmez" dediğimiz insanlar biz öyle istediğimiz, değiştiğini kabul ettiğimiz zaman hayatımızda o geçen değişim sürecine ek bir farklılık hatta farkındalık kazandıracağından ve bundan korktuğumuzdan "değişimi" kabul edemiyoruzdur. Çünkü bazen gerçekten yaş kaç olursa olsun, yaşlılığın/üşengeçliğin mottosu olan "ne gerek var" cümlesi hepimizi içine alır.
Korkuların üstüne gitmek sonucunda ne getirir bilmiyorum, bildiğim şeyse:
Değişimden korkmanın insanın kendisinden korkması olduğudur.
Başkalarından korku bile yeri gelince üstü kapanır, karanlık korkusu bile gözlerini sıkıca kapayıp "Do wah Diddy" söyleyince geçer ama insanın "değişmez" diyip malum kişileri hayatına dahil etmekten korkması, insanın kendisinden korkmasıdır.
Ama olmuyorsa da, yani puzzle parçası o yere oturmuyorsa da olabilecek en kolay yola seçip, zamana bırakın. Siz şuan kaldığınız yerde yüzyıllar boyunca kalsanız da değişimin bir parçası olmaktan nasılsa kendinizi alamayacaksınız. Sadece bana çok yararı dokundu, dokunabilir diye az sonra söyleyeceğim üç küçük detayı hatırlayarak değişimi benimseyin. Bu adamın dediklerini dinlersek, hiç üzülmezmişiz gibime geliyor:

"Hold your own, know your name and go your own way,
everything will be fine"
(Details in the fabric-Jason Mraz)

http://fizy.com/#s/150hye

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder