iki eşittir bire

"Nous sommes nos choix."

"A non-writing writer is a monster courting insanity."

"Uçurumlar birleştirir yüksek tepeleri."

"...küçük zamanlar birikti, büyük şeyleri ezip geçti. "Bu baskılara, bu sertliğe dayanamam" diyordum; zamanla her şey yumuşadı. Düşünceler insanın canını acıtmıyor; biraz sersemletiyor o kadar. Şiddet değil, süreklilik insanı yıkıyor."

15 Şubat 2011

Bluebird


There's a bluebird in my heart that
wants to get out
but I'm too clever, I only let him out
at night sometimes
when everybody's asleep.
I say, I know that you're there,
so don't be sad.
then I put him back,
but he's singing a little
in there, I haven't quite let him die
and we sleep together like that
with our
secret pact
and it's nice enough to
make a man weep, but I don't weep,
do
you?

Bukowski

12 Şubat 2011

Uçuyorum

Şimdi çoğunuzun hissettiğini düşündüğüm bir şeyi kendi bakış açımla anlatıcam.
Tüm insanların "geçmiş" söz konusuyken çok mutlu olduğu anlar,çok mutlu olduğu insanlar vardır.O anları hatırlamak bile yeter gülümsemenize.Çok özeldir,illa sevgilizle değil herhangi,sokaktaki biriyle kısa bir konuşma anını bile silmemişse beyniniz;mutlu bir anı sayabilirsiniz bunu.Ama öte yandan üzüldüğünüz anlar...

Üzüldüğüm anlara baktığım zaman genelde kişiler tarafından üzüldüm ben olaylarla değil.Yakın zamanda farkettiğim bir şeyi söylemek istiyorum size;şuana kadar sonrasında en çok üzüldüğüm insan için o kadar üzülmenin sebebi  bana yaptığı şeyleri direk bana,karakterime yapmış olması.Gururumu kırması. Beni üzen şey eski anılar(yani yaşadıklarımız) değildi şuan farkediyorum bunu (gerçekten çok uzun zaman geçtikten sonra farkedebiliyorum ancak mantıklı düşünebiliyorum çünkü.) Zamanında çok sevdiğiniz insanın gitmesiyle yada sizin gitmenizle içinizde oluşan boşluğun sebebi gerçekten vicdanınız,unutamamanız olmayabilir.
Olay tamamen egonuzla ilgili olabilir.Kendinize yedirememekle ilgili.. Olmayacak şey değil.Çünkü her şeyden önce insan kendini önceler.Kime ne olursa olsun insan bencil bir varlıktır,öyle de olmak zorundadır.
Karakterinize yapılan her türlü davranış akılda kalır,kinci olmak değil bu korkmayın.Bende korkmadım; farkettim ki ne olursa olsun bazen insanın burnu yere sürtülmesi gerekiyor.Bisiklet kullanmak gibi düşünün.. Öğrenmek için canınız acımalı. Ama sonrasında;yani gözlerinizi ve ellerinizi bırakabilicek kadar öğrendiğiniz zaman bisiklet size uçuyormuşsunuz hissi verir size. Her şeyden önce özgürlük hissi verir..
O his için uğraşın.Düştüğünüz zaman kalkmasını da bilin.Ben denedim ve size şu kadar söyliyim;
Aklınıza gelen en güzel anıdan bile daha güzel uçmak. Nutelladan bile,muzlu pastadan bile,beyaz çikolata şelalesinden bile,sevgilinizi öptüğünüz histen bile,aşık olmaktan bile..her anıdan,her şeyden daha güzeldir uçmak,kendini bulmak. Deneyin bunu korkmayın,
Umutsuzluğa kapılmayın.Unutmayın;
"Hayalinin gittiği yere kadar varsındır."

Esra Uçar