iki eşittir bire


"A non-writing writer is a monster courting insanity."

"Dreams are my reality."

"Uçurumlar birleştirir yüksek tepeleri."

"...küçük zamanlar birikti, büyük şeyleri ezip geçti. "Bu baskılara, bu sertliğe dayanamam" diyordum; zamanla her şey yumuşadı. Düşünceler insanın canını acıtmıyor; biraz sersemletiyor o kadar. Şiddet değil, süreklilik insanı yıkıyor." Tehlikeli Oyunlar

31 Ağustos 2010

Şimdi sen kalkıp gidiyorsun.Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar.Gitsinler.
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık,
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı.
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü.
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti.
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz,
Sanki hiç olmamıştı..
Cemal Süreya

not: klişesiz insan olmak istiyorsanız cemal süreya okuyun.

21 Ağustos 2010

saplantıyı zaman geçirir-imiş.

Bazen bir şeylerle başa çıkamayacağımı anladığım zaman ne kadar kendimi bağırıp çağırmak gelse de içimden zamana bırakırım.Bunu "zaman unutturur" diye demiyorum tam aksine
zaman çok daha kemirir insanı-beklemek,bekletilmek ne gereksiz bir şeydir öyle.
Zaman daha çok acıttığı için daha kolay unutturur.Çünkü insan her ne kadar başkalarının yerine koysa da kendini önce kendisidir hayatta.
Bencillik doğamızda var. Ve biz ne zaman ki kendimize o durumun artık o kadar da önemli olmadığını inandırırız işte o zaman uçup gider kafamızdan.ve zamanda burda devreye girer.Zaman o kadar acıtır ki bir sabah uyandığında insan kendine bakıp "yeterince üzüldüm ben ya" diyip kafasından atabilsin.Ve yeni yerler,yeni insanlar,yeni olayların hayatımıza girmesiyle de etkileniriz arka plana atarız bu saçma saplantıları.
işte bazen bu saplantılarla başa çıkamadığımda durur
"insanı öldürmeyen şey güçlendirir" derim.
o yüzden ne zaman kötü bir olay yaşasanız acı eşiğiniz daha da yükselir.
ne zaman ki artık hiç birşeyi takmayacak konuma gelirsiniz
işte sizden mutlusu yoktur o zaman.
ama mutluluğun farkına varmanız için önce birilerine birşeylere bir yerlere saplanmanız gerekir.
ve şuan o yaştayız.saplanma yaşındayız. bir yerlere,birilerine,bir şeylere saplanmaktan korkmayın
sonunda unutucaksınız.
ve inanın üzülmekten kimse ölmez
ölücekmiş gibi hissettiğiniz zamanlarda bile ölmezsiniz.
çok bilmişlik bıdı bıdı diye demiyorum bunu
hayatınızda en çok bebekken ağladınız bunu hatırlamıyo olmanızın sebebi sadece yeni bir çok şeyin yaşanmış olması mı? Yapmayın..
zamanı küçümsemeyin..

birde jason mraz details in the fabric iyi gelir.

7 Ağustos 2010

Elli parça


Murathan Mungan-Elli parça
başucu kitabı diye ben buna derim.
"Kim bilir neden en basit gerçeklikler anlaması en zor olandır.Ben o zaman aşkın en önemli niteliğinin güç olduğunu anlasaydım,olaylar bir olasılıkla başka türlü çözümlenirdi.Ama güçlü olabilmek için insanın kendini sevmesi gerekir;kendini sevebilmek için de insan,kendini derinlemesine tanımalı,kendi hakkında her şeyi,en gizli,kabullenmesi en zor şeyleri bilmelidir.Yaşam seni bütün gürültüsüyle iterken bu tür bi aşama nasıl gerçekleşebilirdi? Bunu başlangıçtan beri yapabilen insanlar yalnızca olağanüstü yetilerle donatılmış insanlardır."

Susanna Tamaro/ Follow your heart.

6 Ağustos 2010

"yüzüyorsanız boğulmayın,
içiyorsanız çok için,
seviyorsanız sevişin,
üzülüyorsanız,..yapmayın, değmiyor."

Küçük İskender

1 Ağustos 2010

"Behind your image, below your words, above your thoughts, the silence of another world waits."
-John O'Donohue (1956-2008)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...