iki eşittir bire


"A non-writing writer is a monster courting insanity."

"Uçurumlar birleştirir yüksek tepeleri."

"...küçük zamanlar birikti, büyük şeyleri ezip geçti. "Bu baskılara, bu sertliğe dayanamam" diyordum; zamanla her şey yumuşadı. Düşünceler insanın canını acıtmıyor; biraz sersemletiyor o kadar. Şiddet değil, süreklilik insanı yıkıyor."

3 Ekim 2009

artık çok geçmiş..


Yağmur ne zaman yağsa damlalar yakıyor canımı..
Hiç yağmasın diye günlerca çıkmıyorum yataktan
Ve sonra kabuslarım oluyorsun bir anda
Uyanınca anlıyorum ki dışarıda hala yağmur
Gerisin geriye vuruyorum kafayı başka kabuslara
Bazen diyorum güneş çıktı artık,artık bulutlar dağıldı
adımımı dışarı atmamla yine başlıyor yağmur.
Yağmur güncesi..
Kalıyorum bu sefer dışarda
Boşlukta..
Sadece yağmur var orada.
O kadar soğuk ki damlalar
uyuşuyor tüm bedenim-hareket edemiyorum.
Önce saçlarımı ıslatıyor damlalar
sonra yavaş yavaş bedenime,
en sonunda da içime ulaşıyorlar
Her damla
Her saniye
içinden çıkılamayan bir labirent gibi hatırlatıyorlar seni bana.
Nereye gitsem,hangi köşeyi dönsem sen.
Gözlerimi kapıyorum başka kabuslardır diye

Açınca bakıyorum gitmiş yağmurAma hala neden hiç gökkuşağı yok dışarda
Güneş ne zaman çıkar ki ortaya ?
"Zaman durunca" diyor bir ses derinlerden.
Kulak vermiyorum.
Susuyorum

Oturuyorum labirentin ortasına.
Karanlık bastırıyor.

Bilirsin en korktuğumdur karanlık.
Ağlamaya başlıyorum işte ondan sonra
Gülüyor yukardan bir ses bana
Ağlamak da damlalarla olur diyor.

susuyorum yine.. zaman duruyor
yavaş yavaş küçülüyor labirent

önce saçlarım gidiyor,sonra yavaş yavaş bedenim,en sonunda da içim.
gözlerimle son kez bakarken gökyüzüne bulutlar gitmiş,parlak renkli bir şey takılıyor gözüme.
şuna da bir bakın
gökkuşağı yeni gelmiş
ama artık herşey için çok geçmiş..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder